KRALİÇENİN BÜYÜKELÇİSİNE ŞİİR


Dosyana işleyip gözlükle çekilmiş resmini, karizma desinler
Mühür basılmadıysa bassınlar da paso versinler, üç beş kuruşa
Kiramen Kâtibin uzun boylu düşünmesin kessin hesabını yalanının
Yakında kokusu çıkar, söyledimdi derim, haklı çıkarım nasılsa

Biz huzur istemiştik, kratos getirdiler demo olarak
Güncellenmemiş eski bir kratos getirdiler, kullanılmıştı
Yedeklerinde köpekleriyle geldiler, uludular uzun uzun
Camide kırk ölüydük, imam daha ölüydü, namlular ölü

Bağdat kasım kasım kasvetliydi, buz kesiyordu güneş
Bulutlar griydi, yeni çıkmıştı kurşun namludan, barut griydi
‘Alafortan foni’* yeni susmuştu, et sıcaktı, pıhtılaşmamıştı kan
Hiroşima’da ölenler için bir keman resitali verilecekti

Hiroşima Allah’ın dağı değil ki düz ova, yıl kırkbeş
Nagazaki’de ne var, yüzbin ölü ve bir de ‘küçük oğlan’**
Pozitifini basmışlar, büyükleri korkutuyor her saat
Şimdi savaşlar renkli ya her cinayet ayan beyan

Bir terslik var, kırmızıya çalmış efendilerin yüzü,
Mor etekleri var kadınlarının, mosmor olmuş etekleri
Demeç veriyorlar, kalmamış utanmaları, demos diyorlar
Ne denir bu kahpeliğe, yalnız Perl Harbour orospuları bilir
Hiroşima uzak değil, Nagazaki Bağdat’la kardeş şehir

 

* Eski silahlarda alev gizleyen yerine kullanılan huni biçiminde eklenti.
Alev örten huni, bir askerlik fıkrasından mülhem.
** 1945 yılında Japonya’ya atılan atom bombalarından birinin adı, little boy


Yorumlar - Yorum Yaz